Miniklerin Minik Takıntıları..


Her gün aynı elbiseyi giymek için kıyameti koparan bir kız çocuğu, en sevdiği spor ayakkabılarıyla yatmak için direten minik bir adam, gittiği her yere oyuncak ayısını taşıyan, battaniyesi olmadı mı uykusuzluktan ölse uyumayan, yemeğini sadece sevdiği tabaktan yiyen çocuklar..
Sizin evde de böyle takıntılı bir ufaklık var mı? 
Kesinlikle yalnız değilsiniz..

Eğer çocuğunuz 2-6 yaş arasındaysa neden bahsettiğimi çok iyi anlıyor olmalısınız. Ama muhtemelen çoğu zaman pek üzerinde durmadınız. Sürekli etek giymek isteyen bir küçük hanımın anne babası kış gelene kadar bu inadı önemsemez. Battaniyeyle uyuma takıntısı, o battaniye evde unutulana ya da yıkanmaktan yıpranana kadar bir sorun olmaktan uzaktır. Ama ne zaman ki bir aksaklık olur,çocuğunuzun takıntısı hayatı zorlaştırır, o zaman bu 'sevimli' takıntılardan vazgeçmek gerektiğini fark edersiniz.

O anda birçok anne baba ne yapar? 
Bazen kızar, bazen ceza verir, bazen vazgeçilmesini istediği takıntının yerine bir başka takıntı koyar fark etmeden, bazen güzel güzel, uzun uzun ikna etmeyi dener ufaklığı, bazen de rüşvet teklif eder, yaparsan şunu alırım diye. Ama sonuç hep aynı olur. Takıntı pekiştirilir..
Öncelikle sevgili anne babalar, benden size hayati önemde bir öneri. 
Eğer çocuğunuzda vazgeçmesini istediğiniz bir davranışı varsa ÜZERİNDE DURMAYACAKSINIZ! 
Çünkü sizin cezalarınız, kızmalarınız, açıklamalarınız, ikna çabalarınız sadece istenmeyen davranışı pekiştirmeye yarar. O ya da bu şekilde ilginiz çocuk üzerinde odaklanır. Ve çocukların en sevdiği şey de ilgidir. İlgi çeken davranışlarını sürdürme eğilimine girerler.

Söz gelimi battaniyesi olmadan uyumayan bir çocuğu ele alalım. Aile içinde sık sık bu konu gündeme geliyorsa, anne arkadaşlarına, akrabalarına, babaya bu alışkanlıktan yakınıyorsa, çocuğa sürekli söyleniyorsa ya da ikna etmek için çokça dil döküyorsa yani uzun lafın kısası çocuğun çevresinde bu battaniye meselesi sürekli gündemdeyse onu bu alışkanlıktan vazgeçiremezsiniz.

O zaman ne yapmalı? 
Öncelikle takıntının hangi konuda olduğuna bakın. Risk taşıyan ya da çocuğa zarar verebilecek konularda tartışmaya mahal yok, kararlı ve tutarlı olacaksınız. Burada bahsedeceğimiz günlük rutinde risk taşımayan sadece hayatı zorlaştıran takıntılar.

Çocuklarda bu küçük inatlaşmaların gelişimin doğal bir parçası olduğunu unutmayın. Küçük bebeğiniz artık büyüyor ve kendi kimliğini oluşturmak, sizden bağımsız bir birey olduğunu kanıtlamak için çaba sarf ediyor..
"Yaşının gereği" dedim ama sizin hiç payınız yok mu? Elbette var. 
Kendinize bir sorun bakalım. Acaba son zamanlarda biraz fazla çalışmış olabilir misiniz? 
Ya da bir yakınınızın rahatsızlığı, taşınma, iş ya da ev değiştirme gibi hayatınızı etkileyen bir durum yaşadınız mı? 
Çocuğunuza yeterince kaliteli vakit ayırdınız mı son zamanlarda? 
Açık söyleyeyim, takıntılı davranışların çoğunda bu yeterince ilgi ve sevgi görmemek yatıyor.
Bunun yanı sıra çocuğun bakımı üstlenen anneanne, babaanne, bakıcı teyze, kreşteki öğretmen gibi hayatınızın içinden biri  fark etmeden sıradan bir davranışı pekiştirip takıntı haline getirmiş  de olabilir. 
Örneğin 3-4 yaşlarındaki bir kız çocuğu için kreşteki öğretmeninin “sana etek çok yakışıyor” övgüsü yılın 365 günü etek giymek için yeter de artar bir sebep. Ya da cinsel kimliğini oluşturma dönemindeki kızınızla beraber resim çizerken “bir kız çocuğu çizelim, etek giyiyor olsun çünkü kızlar etek giyer” dediyseniz vay halinize. Unutmayın çocukların zihni bizimkinden farklı işliyor, neden-sonuç ilişkilerini bizim kadar başarılı kuramıyorlar çünkü daha küçücükler.

Bir başka neden de kaybetme korkusu. Çoğunlukla da kreşe başlayan çocuklarda görüyorum bu durumu. Kreşte oyuncaklar kaybolabiliyor, ya da çocuklar yanlışlıkla birbirlerinin eşyalarını alıp gidebiliyorlar. İşte böyle bir tecrübe edinen ufaklık ayakkabılarını çıkarmamakta, terlese de hırkasını bırakmamakta direnebiliyor.
En önemli nedeni de atlamayalım. Eğer sizin mükemmeliyetçi, aşırı titiz ya da korumacı bir yapınız ve hatta belki ufak tefek takıntılarınız varsa çocuğunuzda da benzer davranışlar görmeniz muhtemel. Bu duruma en genel örnek, temizlik takıntısı olan annelerin ellerini sık sık yıkayan çocukları olarak çıkıyor karşımıza..

Nedenlere baktık, gelin şimdi beraber, halihazırda var olan bir takıntıyı nasıl söndüreceğimize bakalım.
Bir kez daha tekrar etmekte fayda var, olumlu ya da olumsuz takıntılı davranışı pekiştirmiyoruz. Ödül ya da ceza koymuyoruz ortaya. Sürekli aynı şeyi giymek isteyen kızımızı giydirirken söylenmek yerine kısa ve kararlı bir açıklama yapıyoruz. 
“Dışarıda hava çok soğuk, etek giymen mümkün değil ama pantolonunu sen seçebilirsin. İstersen mavi pantolonunu ya da sarı olanı giyebilirsin”.
Ne yaptık, kuralı koyduk ama seçenek de sunduk. Yani bizim çizdiğimiz özgürlük alanı içinde çocuğumuza kendi kararlarını verme hakkı tanıdık. Elbette hiçbir çocuk bu tepki karşısında “peki anneciğim” deyip uslu uslu giyinmeyecek. Unutmayın inat onun yaşının bir gereği. Ağlayabilir. İşte işin zor kısmı da bu zaten. Kararınızı açıkladıktan sonra geri adım atmamalısınız. 
“Ben şimdi odandan çıkıyorum, sen hangisini giyeceğini seçince geleceğim”. Biraz uzaklaşmak iyidir. Baktınız küçük inatçı yarım yamalak bir etek geçirmiş üstüne geliyor. 
“Tatlım böyle çıkamazsın, şimdi odana gidip istediğin pantolonu seçmen gerek, yoksa geç kalabiliriz” Bu sürecin biraz uzun sürebileceğini baştan söylemeliyim, o nedenle birkaç gün evden çıkma hazırlıklarına erken başlasanız iyi edersiniz. Unutmayın kilit nokta tutarlı ve kararlı olmak. 
"Tamam bugünlük de etek giy geç kaldık zaten" dediğiniz an en başa dönersiniz. Gözünüze zor görünüyor belki ama unutmayın hiçbir çocuk tutarlı ve kararlı bir yetişkinle baş edemez. Sizin fikrinizin değişmeyeceğini anladığı an pes edecektir. Tabi sonuna kadar denedikten her türlü kozunu kullandıktan sonra.


Takıntı objesi haline gelen battaniye ya da oyuncak ise biraz daha farklı. Çoğu zaman çocuklar bu nesnelerle duygusal bir bağ kuruyor. Muhtemelen o battaniye ya da oyuncağı daha kolay uyuyor diye siz vermiştiniz çocuğunuza. Şimdi bir anda bunları ortadan kaldırıp, kayboldu, çöpçü aldı, kardeşe verdik gibi bahaneler sunmak çocuğunuzu duygusal bir boşluğa düşürebilir. En doğrusu ne biliyor musunuz? Bu bağımlılık nesnesi yerine sevgi ve ilginizi koymak. 
Belki bu durum biraz daha fazla yorar, daha fazla zamanınızı alır ama çocuğunuzla aranızdaki paylaşımı artırır ki bundan daha önemli bir şey olamaz. Uyku zamanı geldiğinde çocuğunuzu yatağına yatırıp ona bir masal okuyarak başlayın işe. Sık sık saçlarını, ellerini okşayın. Birkaç gün sonra o battaniye, oyuncak ya da ayağından çıkarmamak için direndiği ayakkabısını yine yatağın içinde ama daha uzak bir noktaya koymayı deneyin, ilk günlerdeki kadar sert bir tepki göstermeyecek. 
Sevgi ve ilginizi ne kadar fazla gösterirseniz, diğer bağımlılık nesnelerine ihtiyacı o kadar azalır. Bu durum annesinin saçını, memesini tutarak uyuyan çocuklar için de geçerli. İşin ucu aslında biraz da anne çocuk arasındaki güvene dayanıyor. Eğer anne hemen geleceğim deyip evden çıkıyor, saatler sonra dönüyorsa, biri odada çocuğu oyalarken haber vermeden evden çıkıyorsa, çocuk aradığında annesini bulamıyorsa o zaman tutarak, dokunarak aslında bir anlamda annenin gitmeyeceğini garantiye alarak uyumak istiyor olabilir. 
Biraz fazla mesai gerekiyor anne babalar. Şimdiye kadar hatalı davranmış olabilirsiniz. Ama hiçbir zaman geç değil. Uyku zamanı masallarla, hikayelerle, belki şarkı söyleyerek çocuğunuzun yanında olun..
Baş edemediğiniz durumlar da olabilir elbette. Özellikle de bu takıntılı davranışlar 6 yaş döneminden sonra ve şiddeti artarak devam ederse. İşte o zaman bir uzmana danışmanızda fayda var. Ama en ufak inatlaşmada da endişelenmenize gerek yok, çok büyük bir ihtimalle, eğer siz doğru davranmayı başarırsanız o küçük takıntılardan, inatlaşmalardan eser kalmayacak..
Psikolog Irmak GÜRCAN KERİMOĞLU
Ankara/2012





7 yorum:

  1. Ben bu takıntıyı yakınen tanıyorum... Ama o kadar inat ki pes ediyorum...

    YanıtlaSil
  2. İlham almadım desem yalan olur zaten:) Ne kadar inatçı olabileceğini de tahmin ediyorum. Ama slogan belli, hiçbir çocuk kararlı ve tutarlı bir yetişkinle baş edemez:)

    YanıtlaSil
  3. Eline saglik canim daha direncli olucam Kork benden zeynep ;-))

    YanıtlaSil
  4. 2-5 yaş arası takıntılı davranışların doğal süreç içerisinde kabul edilebileceği söyleniyor. Mesela boyunun uzunluğu lavabo musluğunu açmaya yettiğini farkeden bir minik günde 5-10 kere elini yıkamak isteyebilir. bunun açıklaması ebevynnin çocuğa karşı ilgisiz davranması olarak tanımlanabilinir mi?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar

    1. Merhabalar, okul öncesi dönem çocuğunda büyümeye, bağımsız bir birey olmaya dair masum takıntılar, gerçek takıntılardan kolay ayrılır. Mesela verdiğiniz örnekteki masum takıntı, oyun gibidir, merak ve ilgi azalınca, kendiliğinden söner. Normaldir ve birçok çocukta görülür, anne babanın ilgisi ve dikkati başka yönlere çekmesiyle süresi daha da kısalır. obsesif kompulsif durumda ise kişi ellerini yıkamazsa kaygı düzeyi ciddi anlamda artar, huzursuzluğyla baş edemez. Takıntılı davranış ritüellerini tekrar etmezse başına kötü şeylerin geleceğine inanır. Bu takıntılı davranışların altında genetik yatkınlık, travmatik tecrübeler gibi nedenler yatar ve sadece anne baba ilgisizliğinden kaynaklanır demek çok eksik ve yanlış olur.

      Sil
  5. Dort yaşında kızım var iki aylık bi oğlum eve bebek geldikten sonra kızım çıldırdı beni de çıldırtmak üzere inatci takıntılı bi çocuk oldu elbise takıntısı var sürekli aynı elbiseyi giymek istiyor yada çıplak gezmek baş edilmez bi halde istediği olmuyin ca saatlerce agliyor gece uyanıp durmadan ağlıyor ve hırçın davranıyor lütfen bi yol gosterin

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba, sizin sorunuzun cevabı bu yazımda değil aslında, kardeşle ilgili yazıma bir göz atmanızı tavsiye ediyorum. Bebek gelince kızınızın huyunun değişmesi hem kızınızın mizacı hem de zannediyorum sizin anne baba olarak onu kardeşe doğru hazırlamamanız ve doğum sonrası belki istemeden de olsa dengeyi tutturamamanız kaynaklı. Her çocuk kardeşini belli bir ölçüde kıskanır bu çok normal, düşğnün o güne kadar anne babası da dahil sadece ona ait olan birçok şeyi artık paylaşmak zorunda. Bu çocuk için zor. Bunun yanında bazen bebek anne babanın bütün ilgisini çekiyor ve bu da kıskançlığı daha da artırıyor. Yani denge çok önemli. Kıskançlık yapan çocuğa kızmamak, azarlamamak gerek, bunyn bir sürdç olduğunu unutmayın. Sabır çok önemli. Eğer baş edemezseniz yardım almaktan da çekinmeyin.

      Sil