Gece/Uyku Terörü

Uyku..
Bir çocuğun sağlıklı ruh ve beden gelişimi için en önemli ihtiyaçlardan biri. 
Öyle ki çocuklarda büyüme hormonunu artırıcı özelliği olan melatonin sadece karanlıkta ve gecenin belli saatlerinde salgılanıyor, bu saatlerde çocukların uykuda olması oldukça önemli.
Önemli de.. 
Uyku dediğimiz şey bir o kadar da hassas. 
Hepimizde öyle değil mi. 
Canımız biraz sıkılsa uykumuz kaçar. 
Çocuklarda da durum aynen böyle işte.
Gün içinde ekrana kilitlenen, sonra anne babasıyla avm'ye gezmeye giden, yaşıtlarından çok yetişkinlerle zaman geçiren, bol bol bilgi yüklerken stres de yüklediğimizi unuttuğumuz bu jenerasyonda uyku bozukluklarının görülme sıklığı ne kadar arttı biliyor musunuz?

Dünya Kerimoğlu (Nisan 2015)


Biz anne babalar çocuklarımıza sağlıklı bir uyku alışkanlığı kazandırmak için çabalarız aslında. 
Ama hem bahsettiğim yaşam şartları hem de çocukların mizacı işin içine girince bazılarımız bu konuda şanslı, bazılarımız biraz daha şanssızız. 
Uykuya dair konuşulacak çok şey var aslında. Çocuğu saat kaçta, nerede yatırmalı, kaç saat uyumalı, gece uyanırsa ne yapmalı. 
Ama bugün özellikle anne babalar için daha travmatik bir tecrübenin, "gece/uyku" terörü dediğimiz uyku bozukluğunun üzerinde duracağız.
Bu noktada çok yapılan bir hata var.
Uyku/gece terörü ve kabusu birbirinden ayırarak başlayalım. 

Kabus gören çocuk, ağlar ama kolaylıkla uyanır, anne babasını fark eder, kendini güvende hissettiği anda da yeniden uykuya dalar. Ertesi gün gördüğü kabusu anlatabilir. Gece yaşananları hatırlar. 

Uyku/gece teröründe ise çok daha şiddetli bir kriz yaşanır. 

-Çocuk çoğunlukla yattıktan 2-3 saat sonra ya da sabaha karşı derin uykudan bir anda ve çığlık atarak kalkar
-Kalkar ama aslında uyanmaz, çevresindekileri fark etmez, sorularınıza yanıt vermez. Bilinçsizdir.
-Kalbi hızla atar, hızla soluk alır verir, terler
-Hiperaktif bir tablo görülebilir. Çocuk çevresindekilere ya da kendisine şiddet uygulayabilir. 
-Ortalama bazen 1-2 bazen de 20-30 dakika süren krizden sonra uykuya kaldığı yerden devam eder.
-Sabah, gece olanların hiçbirini hatırlamaz. 

Uyku/gece terörü anne babalar için gerçekten çok zor bir tecrübe, tam bir çaresizlik anı. Özellikle de ilk kez yaşandığında büyük korku yaratıyor. Korkmakta haklısınız. Ama yalnız değilsiniz. Genellikle 2-3 yaş arası başlayan ve ergenlik dönemine kadar görülebilen bu sorunu yaşayan çocukların sayısı her geçen gün artıyor. Peki uyku/gece terörü neden yaşanıyor?

-Genetik Yatkınlık: Ailesinde uyku bozukluğu yaşayan biri bulunan çocukların uyku bozukluğu yaşama riski biraz daha fazla oluyor
-Aşırı yorgunluk/uykusuzluk durumunda uyku kalitesi düşüyor. 
-Aşırı stres çocuğun hayatının her anını olduğu gibi uykusunu da etkiliyor. Bir yakının kaybı, anne baba geçimsizliği ya da boşanması, taşınma, okul değişimi-okula başlama, kardeş doğumu gibi çocuğun hayatını değiştiren durumlar uyku düzenini bozabiliyor. 
-Hastalık, ateş, ilaç kullanımı gibi etkenler de çocuğun uyku düzenini bozuyor. Bazı ilaçların içeriğindeki maddeler uyku sorunlarına neden olabiliyor. 

Uyku/gece terörü dediğimiz durum eğer nadiren yaşanıyorsa çoğunlukla bir tedavi gerektirmez. Anne baba olarak çocuğunuzun uyku kalitesini artırmak için alacağınız önlemler krizlerin tekrarlanmasını önlemeye yeter.

Dünya Kerimoğlu (Haziran 2015)


-Çocuğunuzla kaliteli zaman geçirin. 
-Elinden tutup elektrik yüklü bir avm'de gezdirmek, hamburger yedirmek yerine temiz havada enerjisini atabileceği aktiviteler (yürüyüş,spor,parkta oyun) yapmasını sağlayın.
-Çocuğunuzu korkutarak eğitmeye çalışmayın. Sıkıştığınız, sözünüzü geçiremediğiniz zamanlarda iğne yapacak doktordan, ısıracak köpekten, hapse atacak polisten dem vurmayın, seni bırakır giderim demeyin. Korkuları körüklemeyin. 
-Çocuğunuzu ekran bağımlılığından kurtarın. Televizyon, bilgisayar, tablet, akıllı telefonu hayatımızdan tamamen çıkarmamız mümkün değil kabul, ama en azından çocukların ekran başında geçirdiği süreyi azaltın. Örneğin iki saat televizyon izlettirmek yerine bunun bir saatinde tutun elinden yürüyüşe çıkın. Çıkamıyorsanız bir hamur tutun, beraber oynayın. Küveti doldurun yüzdürün. Yani anne babalar iş bizde bitiyor. Kolay olan çocuğu televizyonun karşısına koymak. Ama anne baba olmak emek ister unutmayın. Çocuğunuzun sağlığı için kendinizi biraz zorlayın.   
-Yaşıtlarıyla zaman geçirmesine imkan sağlayın. Günümüz çocukları sanki konsantre birer yetişkin. Çok şey biliyorlar ama çocuk gibi davranamıyorlar. İki çocuk bir araya gelse ne yapacağını şaşırıyor. Bırakın itişsinler, oynasınlar, tartışsınlar. Yetişkin sohbetinden, sürekli bir şeyler öğretmeye çalışan oyunlarından kurtulup sadece oynasınlar. Sosyalleşsinler. 
-Şiddet içeriğinden uzak tutun. Diziler, filmler, bilgisayar oyunları hatta artık çizgi filmler ve tabi oyun ve oyuncaklar. Çocuklara sürekli şiddet aşılıyoruz. İşte o nedenle şiddeti iletişim yöntemi zanneden, bunu benimseyen çocuklar yetiştiriyoruz. 

Bunlar günlük hayatta alınacak tedbirler. Sadece uyku kalitesini değil, yaşam kalitenizi de artırır emin olun. Tabi bir de uyku özelinde dikkat etmeniz gereken noktalar var. 

-Çocuğunuzun uykuya huzur içinde dalmasını sağlayın. (Uyku alışkanlığı kazandırmak için çocuğu ağlatarak yatağında uyutmaya karşıyım)
-Uyku öncesi çocuğun kendisini güvende hissetmesi önemli. (önce ılık bir duş aldırabilirsiniz, sonra masal okuyabilir ya da sevdiği sakinleştirici bir müziği dinletebilirsiniz)
-Odasının uygun koşullarda hazırlayın. (Ne sıcak olsun, ne çok soğuk, ne çok nemli ne kuru, ne çok karanlık ne fazla aydınlık)
-Uykuya her gün yakın saatlerde yatma alışkanlığı kazandırmaya çalışın. (uyku düzeni için yapılması gerekenleri o konudaki yazımda bulabilirsiniz)
-Çocuğunuzun uyku düzenini takip edin, eğer benzer saatlerde ağlayarak uyanıyorsa, o saatlerden önce uyandırıp, sakinleştirin. Böylece krizin yaşanmasını engelleyebilirsiniz. 

Kriz anları için de birkaç uyarım var;
-Panik yapmayın. Bunun birkaç dakika sonra geçeceğini düşünerek kendinizi sakinleştirin. 
-Çocuğunuzu uyandırmaya çalışmayın. (bu amaçla sarsmak, bağırmak, su içirmeye çalışmak ya da yüzüne su çarpmak işe yaramaz!)
-Eğer kendisine ya da size zarar vermeye çalışırsa sakince arkasından kollarınızla sararak engelleyin.
-Sakinleştirici birkaç kelime dışında konuşmayın, bağırmayın, çocuğunuzu konuşturmaya da çalışmayın. 
-Çok kuvvetli bir ışık yerine yüzünüzü seçebileceği bir ışık açık olsun. 
-Tekrar uykuya dalana kadar yanında kalın. (böylece olası kazaları da engellemiş olursunuz)

Uyku/gece terörü çoğunlukla çok seyrek görülür ve söner. Ancak eğer ayda birkaç kez bu krizi yaşıyorsanız bir uzmandan yardım almanızda fayda var. Bu hem sizin hem de çocuğunuzun üzerindeki yükü hafifletir. Çocuğunuzda neyin stres yarattığını anlamak ve uyku alışkanlığı oturtmak konusunda yol gösterici olur. 

Psikolog Irmak Gürcan Kerimoğlu 

6 yorum:

  1. Merhaba, oğlum 11aylik. Genel uyku duzeninde cok şükür bir bozukluk yok. Sorunumuz gece degil sabah. Metehan 6-7 aylik olana kadar hep gülücük atarak güne merhaba derdi. Kulak iltihabi yasadiktan sonra her uyanma vakti ağlayarak uyanir oldu. Yaninda dahi olsam (aglamadan uyaniyorsa bile cevresine bakip )bir müddet agliyor boynuma filan sariliyor oyle duruuor.bu bir problem midir merak ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar..
      Hastalık dönemleri çocuklar için oldukça zorlu geçiyor. Düşünün daha dünyaya tam alışmadan, anlatamadığı ağrı ya da acılar, hastane ortamına girmek, doktorların çoğu zaman canlarını acıtan müdahaleleri, tadını sevmedikleri ilaçlar ya da huzursuzluk veren uygulamalar.. Bunlar küçük bir bebek için oldukça rahatsız edici durumlar. İşte bu nedenle uzun ya da ağır hastalık tablolarından sonra çocukların biraz daha huzursuz, biraz daha tedirgin olmaları bizi şaşırtmıyor. Bununla beraber anne/babanın ilgili tavrı, sevgilerini göstermeleri ile çocuk endişelerinden kurtulup yeniden güvende hissediyor. Tabi bunları söylerken onu rahatsız eden bir fiziksel problem olmadığını varsayıyorum. Yani ağlamalarının nedeni devam eden bir ağrı vs değilse çoğu zaman altında yatan neden bu bahsettiklerim oluyor. Eğer gün içinde başka bir sorun yaşamıyorsanız o zaman korkacak bir şey yok. Anne/baba olarak sizin yapmanız gereken bunun geçici bir süreç olduğunu bilmek ve çok endişelenip bebeğinizi de huzursuz etmeden yeniden güvende hissetmesini sağlamak. Sağlıklı günler diliyorum..

      Sil
  2. Irmak hanim merhaba cok faydali bir siteniz var cok tesekkur ederiz, oglum 4 yasinda, gecen hafta lokal anestezi ile sunnet oldu,cunku enfeksiyon riskinden dolayi olmasi gerekiyordu hic aglamadi operasyon sonrasi,ayrica 1 yasinda da bir kardesi var.. uyku duzeni olan,etrafa neşe sacan oglum 5 gundur her gece cigliklarla uyaniyor acaip hareketler yapiyor,bagiriyor terliyor sabah olunca hicbisey hatirlamiyor. ayrica kabiz 5gundur tuvalete de cikamadi, karnim cok agriyor diyor..bazen ayaklarim agriyor diyor.. doktorumuza gosterdik ayaklarinda fiziksel bir sorun yok dedi. bu kadar kucuk cocuklarin ayagi agrir mi? uyku teroru diyip bi uzmana mi gitmeliyiz kendimi suçluyorum nerede hata yaptik bilincaltini mi yiprattik oglumuzun diye, nasil tamir edecegiz tavsiyelerinii bekliyoruz

    YanıtlaSil
  3. Merhabalar, sünnet konusu ailelerin üzerinde dikkatlice durması gereken bir konu. Sizin durumunuz farklı, tıbbi bir gereklilikten bahsetmişsiniz amcak eğer böyle zorunlu bir hal yoksa 4 yaş sünnet için uygun bir yaş değil aslında. Ben çocukların, elbette doktorunuzun yapacağı fiziksel muayene sonrası, ya ilk 6 ay içinde ya da ilkokula başladıktan daha doğrusu 7 yaşından sonra sünnet ettirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Yani ya henüz ne olup bittiğini anlamayacak kadar küçük, ya da açıklamaları anlatacak olgunlukta olmalı. Ara yaşlar ise çocuğun bedeninden bir parçanın kesildiğini, canının acıyacağını bildiği, ama tam olarak nedenini be sonuçlarını ankayamadığı yaşlar. Buraya kadarki kısım sünnetle ilgili soru işareti olan anne babalar içindi, şimdi gelelim sizin durumunuza. Çocukların yaşadıkları stres ve travmatik tecrübeler kendini en çok iki şekilde gösterir aslında, ilki uyku düzeninin bozulması, ikincisi de tuvalet ve sindirim sistemi sorunları. Yazdıklarınız bana siz de her ikisinin de görüldüğünü düşündürdü. Aslında çocuğun sünnet gibi ciddi bir tecrübeyi en az hasarla atlatmadında anne babanın yaptığı hazırlık çok önemli. Oğlunuz lokal aneztezi aldığına göre onunla konuşabiliyordu uz, neler söylediniz, durumu nasıl açıkladınız bunlar çok belirleyici. Yaşadığınız duruma hemen uyku terörü demek mümkün değil, zira yoğun stres ve korku nedeniyle de bu krizleri yaşıyor olabilir. Bence öncelikle anne baba olarak kendinizi suçlamaktan vazgeçin, bunun geçiçi bir durum olduğunu unutmayın, ve oğlunuza karşı sabırlı olun. Gece uyanmalarında yanına gidin sakinleşip tekrar dalana kadar yalnız bırakmayın. Gün içinde bol bol beraber vakit geçirin, sevginizi gösterin. Kısaca yeniden güvende hissetmesini sağlayın. Bir de kabuzlık sorununu acilen çözmek gerekir, bu bile çocukta başlı başına bir rahatsızlık yaratır çünkü, doktorunuza danışın ve zeytinyağı gibi dopal gıdalar ya da doktorunuzun önereceği bir yolla kabızlığı gidermeniz önemli. Temelde baktığımızda bu kabızlık sorununuz da muhtemelen sünnet travmasıyla bağlantılı olabilir. İlk günler kakasını yapmaktan korktuğu için tuttuysa eğer, şimdi zorlanıyor. Ayak ağrısı konusunda doktorunuz gerekeni söylemiş ama karın ağrısı zannediyorum kabızlıkla beraber bitecektir. Ancak hep dediğim gibi buradan yazdıklarınız sorunun tam tespit ve tedavisi için yeterli olmaz her zaman. O nedenle sorununuz devam ederse bir uzmana danışmaktan da çekinmeyin. Selamlar..

    YanıtlaSil
  4. Irmak hmm Merhaba,
    Oğlum Kerem 2 yaşından itibaren bu bahsettiğiniz gece terörü olayını çok şiddetli bir şekilde yaşıyor. Bazı zamanlar hafiflese de son dönemde gecede 2 3 kez olmaya başladı. Fakat eskisine nazaran daha hafif geçirip uykuya çabuk dalıyor. Nöroloji gece terörü olduğunu söyledi. Size sorum ilaç kullanmalı miyiz? Yoksa kendi kendine zamanla geçecek mi? Bu hastalik hangi doktorlarin uzmanlık alanı? Simdiden teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, Kerem'e gerekli tetkikler yapıldıktan sonra gece terörü tanısı konulduğundan bahsetmişsiniz, bu önemli çünkü ben de böyle durumlarda ilk önce tıbbi komtrollerin yapılması ve olası diğer sağlık sorunlarının elenmesi gerektiğini düşünüyorum. Gece terörü dediğimiz bir uyku bozukluğu, çocuklarda daha sık görülüyor ve çoğu zaman da kendiliğinden sönüyor. Yukarıda yazımda anne baba olarak sizin neler yapabileceğinizi ayrıntılarıylaanlattım, göz atmanız faydalı olacaktır. Özellikle stresin çocuğunuzun uyku düzeni üzerinde olumsuz etkisi olduğunu unutmayın. İlaç kullanımına gelince, ben ilacın hele çocuklar için sadece gerekli durumlarda ve son çare olarak kullanılmasından yanayım. O da doktor tavsiyesiyle tabi. Çünkü bazı ilaçların içeriği bu tip uyku bozukluklarını uzun vadede tetikliyor. Bence ilaç seçeneğinden önce bir psikologdan uyku düzeni oturtmak, uyku problemleriyle baş etmek için yardım almayı deneyin ilk önce. Eğer başarı sağlayamazsanız ki bence faydasını göreceksiniz, o zaman bir psikiyatristle görüşüp diğer seçenekleri değerlendirebilirsiniz.

      Sil