"Annecim,babacım,aşkım".. Yasak mı, değil mi?


Aman "aşkım" deme cinsel kimliği bozulur, "annecim" deme roller karışır, "babacım" dersen çok varoşsun, "paşam-prensesim" diye seslenme mükemmelliğe odaklanmasın, isminin sonuna 'cim' ekini de koyma vallahi bir daha sözünü dinletemezsin..
Bu konudaki tavrınızın çok hayati sonuçlar doğurduğunu hatta bir adım daha ileri gidip çocukların karakterini oluştuğunu söyleyen de, çocuğunuza hitap şeklinizden sizin karakter analizinizi yapmaya kalkanlar da, iyi bir anne baba olup olmadığınızı sorgulayanlar da var.
Kafanız karışmış olabilir, çocuğunuza seslenecekken tereddüte düşmeye başlamış, hatta dilinize yerleşen bu tür sözcükleri kullanmamak için çabalamış da olabilirsiniz.
Yapmayın.

Çocuğunuzu içinizden geldiği gibi sevin.
Adını da söyleyin, "aşkım" da deyin.
Bakınca içiniz titrerken "annecim" derseniz endişelenmeyin.

Dünya Kerimoğlu (Haziran 2015)


Tüm bu yazılan çizilenlerin arasında bu sevgili uzmanların unuttuğu bir şey var çünkü.
Çocuklar sadece duyduklarıyla değil, gördükleriyle, yaşadıklarıyla öğrenir.
Sözlere sökülen mesajları değil, tecrübe ettiklerini içselleştirir daha çok.
Sizin anne baba olarak benimsediğiniz ebeveynlik tavrı hitap sözcüklerinize indirgenemeyecek kadar karmaşıktır.

Demokratik, kabul edici ve destekleyici tutumu benimsemiş bir anne evladına "annecim" dedi diye çocuk aile içi rolleri karıştırır mı sizce?
Ya da babası "aşkım" diye sevdi diye çocuk kuralları hiçe saymaya başlar mı?
Bu kadar basit mi..
Okul öncesi dönemde çocuklar somut düşünür, neden-sonuç ilişkilerini bir yetişkin kadar iyi kuramaz ama düşünme becerisi de bu kadar hafife alınabilir mi?

Bundan 30-40 sene öncesine göre anne baba tavırlarında ciddi bir değişim olduğu ortada. Eskiden susturan, çok fazla söz hakkı tanımayan, şımarır diye sevdiğini göstermekten sakınan, çok daha otoriter anne babalar vardı. Daha doğrusu çoğunluktaydı. Çocuk yetiştirmek için okumaya, araştırmaya hatta düşünmeye ihtiyaç duyanlar daha azdı. Nasılsa büyüyor denilerek büyüdü bir jenerasyon.
O nesilden çoğu çocuk bugün kendisinden zayıf gördüğünü ezen, güçlünün yanında haklı olsa bile sinen, hislerini göstermekten, empati kurmaktan yoksun yetişkinler olarak aramızda.
Sonra bazılarımız fark ettik ki bir şeyler yanlış.
Değişmeye başladık.
Çocuğunun kendinden bağımsız bir birey olduğunu fark etmiş, ona özgürlük alanı tanıyan, hakkını arayan, haklara saygı duyan çocuklar yetiştirmeye çalışan anne babalar olduk.
Ama bazen ipin ucu da kaçtı.
Özgür olsun derken, başkalarının özgürlük alanına girecek kadar benmerkezci hale getirdik çocuklarımızı.
Kural koymamayı en doğrusu sandık.
Her kararı kendi versin derken fark etmeden yaşından büyük sorumluluklar yükledik.
Yaptık, yapıyoruz.

Ama nedense meselemiz bu değil.

Mesele,çocuk yetiştirmeyi, aman çocuğunuza "aşkım" demeyin dengeler bozulur'dan ibaret sanmamızda.
Bu kadar basitmiş gibi davranmamızda .
Ama değil.

Siz önce;
-Çocuğunuza karşı açık olun, onun fikirlerini dinleyin, siz de düşündüklerinizi hislerinizi anlatmaktan çekinmeyin. Söz ve seçme hakkı verin.
-Tüm bunları yaparken kurallarınız da olsun. Her konuda kural koymaya çalışmak yerine, sizin için önemli belli başlı konularda kurallarınız olsun. Anne baba olarak bu kurallar konusunda tutarlı ve kararlı olun.
-Çocuğunuza rehber olun. Daha fazla okumasını istiyorsanız önce siz okuyun, saygı göstermesini istiyorsanız ona saygı gösterin.  Az konuşun, az söylenin, çok yol gösterin.
-Çocuğunuza yaşına ve gelişim özelliklerine uygun sorumluluklar verin. Ne her şeyi onun yerine yapmaya kalkın, ne omuzlarına fazla yük verin. Verdiğiniz sorumlulukların sonuçlarını görmesine imkan tanıyın.
-Mükemmel olmaya çalışmayın, mükemmeli beklemeyin. Siz de hatalar yapacaksınız, çocuklarınız da. Hiç hata yapmayan bir insan yetiştirmeniz mümkün değil, o yüzden hatalarını seven, onlardan ders çıkarmasını ve yeniden ayağa kalkıp devam etmesini bilen bir insan yetiştirmeye odaklanın.
-Çocuğunuzla hayatı paylaşın. Kaliteli zamanlar yaratın. Beraber olabilmenin tadını çıkarın.
Ve en önemlisi..
Çocuğunuzu sevin.
Sevginizi gösterin.
Başarılı olduğunda, olmadığında, hata yaptığında, kısacası her ne şartta olursa olsun anne babasının onu sevdiğini ve desteklediğini bilen çocuk kendine daha çok güvenir. Daha mutlu olur.

O yüzden bırakın severken doğru sözcükleri bulmaya çalışmayı.
İçinizden geldiği gibi sevin.
Seslenin.

Psikolog Irmak Gürcan Kerimoğlu


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder