Sadece Babalar İçin Tavsiyeler..

Ellerimi hiç bırakma baba.. 

Babalar bu kez sözüm size..
Aslında yazarken ya da seminerlerimde hiçbir zaman sadece anneleri muhattap almadım. 
Bir çocuğun sağlıklı gelişimi için tıpkı annesi gibi babasına, babasının ilgisine ve sevgisine ihtiyacı var. Ve biliyorum siz babalar da tıpkı anneler gibi çocuğunuzun gelişiminin her aşamasıyla yakından ilgileniyorsunuz.. 
Bazen zamansızlık, bazen de çocuğunu paylaşmakta zorlanan annelere rağmen..

Baba olmak kolay değil.. 
Bir kere en baştan annelere göre bir-sıfır geriden başlıyor ebeveynlik serüveniniz. Bebeğinizi karnında taşıyan, onun büyüyüşünü an be an hisseden, doğum gibi bir mucizeyi yaşayan, sonra da bizzat bedeniyle çocuğunuzu doyuran eşiniz.. Yani anne.. 
Bu aşamada size düşense ruh hali sürekli değişen bir kadını anlamaya, hoş tutmaya çalışmak, bir yandan da hayatınızın en önemli rolüne babalığa alışmak..
Biliyorum gerçekten zor..

Bazı evlerde bebeğin doğumuyla babanın pabucu tabiri caizse dama atılır. Günün her anını bebeğiyle geçiren anne çoğu zaman bir eş de olduğunu unutuverir. Hatta bazen geceleri rahat uyusun diye yani iyi niyetle baba odadan gönderilir. Bu durumda önünüzde iki seçenek var babalar.. 
Ya işin kolayına kaçacak ve bebeğin bakımıyla ilgili tüm sorumluluğu eşinizin üzerine yıkıp kendinizi dışarıda tutacaksınız ya da elinizi taşın altına koyacaksınız. 
Bu ikisinin arasındaki fark ne biliyor musunuz? 
İleride babasına mesafeli duran, dış dünyaya karşı daha çekingen, hatta belki annesine bağımlı ya da kendine güvenli, dış dünyaya meraklı, babasıyla da paylaşımı yoğun bir çocuk.. Bir baba olarak hangisi sizi daha mutlu eder?


Bizim toplumumuzda erkek olmak, duygularını açık seçik belli etmemek, daha sert daha dayanıklı durmak demek.. Birçoğumuzun bilinçaltı bu ve bunun gibi mesajlarla dolu. Evet, şimdiki babalar bizim babalarımıza göre çok daha sık gösteriyor sevgisini ama yine de içten içe bir ses belli bir mesafede durmanız gerektiğini söylüyor mu?
"Aman çok yüz verme, sonra tepene çıkar" diyor mu o ses..  Aman onu dinlemeyin..

Elbette kurallarınız olacak.. Elbette bazen kızacaksınız, bazen ceza vereceksiniz.. Ama çocuğunuza her koşulda sevginizi en açık, en saf haliyle göstermekten asla sakınmayın. Sevgisini doya doya gösteren bir babanın da otoritesi olur. Üstelik çocuğunuz böyle bir ilişkiniz olursa sizin söylediklerinizi daha çabuk içselleştirir. Bu ne demek biliyor musunuz? Kurallarınıza mecburiyetten ya da korkusundan değil, anlamlandırarak ve inanarak uyar.

Böyle bir baba çocuk ilişkisinin temellerini bebeğiniz doğduğu andan itibaren atmalısınız. Bebeğinizin bakımına yardım etmek çoğu zaman zannettiğiniz gibi sadece eşinizin üzerindeki yükü hafifletmiyor. Aynı zamanda çocuğunuzla paylaşımınızı da artırıyor. Bebeğinizin altını değiştirirken yapacağınız masaj ya da bir dokunuş,  göğsünüzde uyuturken alacağı baba kokusu ilişkinizin yapı taşı olacak..

Yani kural bir: doğumundan itibaren bebeğinizin bakımında rol üstlenin. 

Bazen anneler korkar, bu içgüdüseldir. Bebeğine zarar geleceği, canı yanacağı endişesiyle onu babasına bile emanet edemez. Bu durumda geri çekilmek yerine, eşinizin güvenini kazanmaya ve çocuğunuzla mümkün olduğunca çok temas etmeye özen gösterin.

Birçok ailede baba kural koyucu, ceza verici merci haline gelir zamanla. Ya da tam tersi, anne kuralları koyar, gün boyu çocuğunu göremeyen baba akşam gelir tüm kuralları bozar. 
Her iki durum da çocuğun kafasını karıştırmaktan başka işe yaramaz. Bir baba olarak eşinizle konuşmalı, çocuğunuzun gelişimiyle ilgili hem kritik hem de günlük konularda bir orta yol bulmalısınız. En önemli nokta ise aldığınız ortak kararlar doğrultusunda çocuğunuza karşı tutarlı ve kararlı olmak. Bu hem anneler hem de babalar için bazen zor olabiliyor.. 
“Ben babamı daha çok seviyorum, o beni hiç üzmüyor” diyen bir çocuk birçok babanın gururunu okşar belki ama bu durum bir süre sonra canınızı sıkmaya başlayabilir. Çünkü bugün istediklerini yaptığınız için size yakın duran ufaklık yarın bir başka konuda, sizin karşınızda olabilir. Taraflardan birinin iyi polis birinin kötü polis olduğu ailelerde çocuklar bu durumu kullanma becerisi kazanır. Üstelik çocukluk döneminden sonra  bir de ergenlik dönemi var unutmayın..

 O zaman kural iki: Çocuğunuzuz gelişimiyle ilgili tüm konularda eşinizle ortak bir yol haritası izleyin. ufak tefek fikir ayrılıklarınız olduğunda bunu çocuğunuza yansıtmamaya çalışın. Anne baba olarak kararlı ve tutarlı olun.. 

Paylaşım bir ilişkiyi şekillendirir. Çocuğunuzla paylaşımınızı artırmak için her fırsatı kullanın babalar. Bunun için ille de uzun zamanlara ihtiyacınız yok. İşten gelince sarılmak, boğuşmak, günün nasıl geçti diye sormak paylaşmaktır. 
Ama hal hatır sormayı sorgulamakla karıştırırsanız tam tersi etkisi olur. 
“Okulun nasıl geçti, bugün hangi konuyu işlediniz, tahtaya kalktın mı, ödevini yaptın mı..” çoğu babanın soruları bunlar oluyor.. 
Oysa bu hal hatır sormak bu değil.. 
Günün iyi miydi demek, keyfin yerinde mi diye sormak, doya doya oyun oynayıp oynamadığını öğrenmek, seni özledim deyip sarılmak.. İşte bahsettiğim sağlıklı iletişim bu..

İşte kural üç: Çocuğunuzla mutlaka sohbet edin. Hisleriyle, düşünceleriyle ilgilenin. 

Hafta içi çalışıyorsunuz, yorgun argın eve geliyorsunuz zaten muhtemelen kısa süre sonra da çocuğunuz uyuyor. İşte bu yüzden hafta sonu alıyorsunuz çocuğunuzu, götürüyorsunuz bir alışveriş merkezine ve istediği bir oyuncağı ona hediye ediyorsunuz.. Oldu mu şimdi.. 
İyi baba oldum mu diyorsunuz kendinize?

Babalık bu kadar kolay değil ki.. 
Üstelik alacağınız en pahalı hediye bile bir babanın ilgisi, babayla geçirilecek zamanın yerini tutamaz. Gelin şu hediyelerde ilgisizliğimizi telafi etme çabasını bir yana bırakalım.
Alın çocuğunuzu çıkın sokağa, beraber bir yürüyüş yapsanız da olur, parka gitseniz de. Top da oynayabilirsiniz. Ya da hızlıca gidip gelirim derdine düşmeyin, eşinizin elinize tutuşturduğu alışveriş listesini
 almaya beraber gidin.
Yolda yapacağınız o 10 dakikalık sohbet, el ele yürüyüşünüz yetişkin olduğunda bile çocuğunuzun yüzünde bir gülümseme yaratacak, öyle güzel bir anı olacak ki.. 

Ve kural dört: Çocuğunuza ayıramadığınız zamanı, gösteremediğiniz ilgili hediyelerle telafi etmeye çalışmayın. 


UNUTMAYIN.. Çocuğunuzdan saygı görmek için ille de sert durmanıza ya da her istediğini yapmanıza gerek yok. Tam tersi belli kuralları olan, annesiyle iyi bir iletişim kuran, sevgisini gösteren ve çocuğuna saygı duymayı bilen bir baba, mutlaka ama mutlaka çocuklarından saygı ve sevgi görür.  


Psikolog Irmak GÜRCAN KERİMOĞLU
Ankara/2013



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder