Anne-Baba mı Olmalı Yoksa Arkadaş mı..


Dünya-Irmak-Savaş Kerimoğlu /2015
Çok moda bu aralar.
Biz çocuğumuza “anne-baba” değil “arkadaş” olduk demek, öyle davranmaya çalışmak hatta bununla övünmek.

Hatta işi bir adım daha ileri götüren de var, bir bakıyorsun ufaklık anne babasına isimleriyle hitap edip emirler yağdırıyor, anne baba da durumdan memnun. 
Soruyorum size, neden?
Sizin çocuğunuz kendine arkadaş bulamıyor mu, bulamayacak mı? Peki  siz ebeveynlikten istifa edip arkadaş rolüne soyunduysanız ,onun hayatındaki anne-baba  boşluğunu kim dolduracak? 

Çocukla  arkadaş olma çabası özellikle son dönemde en sık rastladığım doğru bilinen yanlışlardan biri. Uzmanların bu konudaki tavsiyelerinin hatalı bir uygulaması aslında yaşanan. Anneler babalar.. Kimse size çocuğunuza “arkadaş” olun demiyor! Siz her şeyden önce  “anne” ve  “baba”sınız. Yapmanız gereken çocuğunuza arkadaş olmak değil, “arkadaşça” davranmak.
Ve inanın bu iki sözcük arasında bir kelime oyunundan çok daha fazlası var.



Bora-Ayfer-Kaan Toker
Önce arkadaşlık ilişkisinin tanımını yapmalı. Sağlıklı bir arkadaşlıkta ne sizin ne de karşı tarafın üstünlüğü olmaz. Birbirinizin hayatında yön ya da karar verici bir etkiden de bahsetmek mümkün değil.  
Bazen yanlış yaptığını bilseniz bile arkadaşınızın hayatına müdahale edemezsiniz.
En uç noktaya da gidelim, arkadaşlık ilişkisi bir gün son bulabilir. 


Sizce bir anne ya da baba çocuğunun hayatında bu koşullarla var olabilir mi? Mümkün değil.
İşte bu yüzden anne baba ve çocuk ilişkisinde böylesi bir eşitlikten söz etmek olmaz.  Anne baba olarak siz, kişisel haklarını ihlal etmeden çocuklarınızı yönlendirmek, hatta bazı hayati konularda yeteri olgunluğa ulaşana kadar onun adına kararlar almakla sorumlusunuz. 

Çocuklarımızın en önemli  ihtiyacı güvende hissetme.
Bir düşünün; hala birçoğumuz en güvenli limanımız olarak annemizin yanını, babamızın omzunu görmüyor muyuz?  

Yani bunca uzun lafın kısası; anne - baba olmak ayrı, arkadaş olmak ayrı..  

Eskileri gözümüzün önüne getirince anne baba tutumlarında çok şeyin değiştiği ortada.
Bizi sevdiklerini her zaman bildiğimiz ama bunu sözlerle, sarılmalarla, öpmelerle göstermekten çoğu zaman çekinen babalarımız vardı bizim. Ama artık hepimiz çocuklara sevgi göstermenin onlarla  yüz göz olmak demek olmadığını, çocukların sadece sevildikleri için şımarmayacaklarını biliyoruz.
Bir de değişeceğiz diye olayı abartmasak.. 

Çocuklarla arkadaş olmak için tüm sınırları, kuralları ortadan kaldırmasak..

İşin püf noktası her konuda olduğu gibi bu konuda da dengeyi sağlamakta. 

-Siz yetemezsiniz, çocuğun yaşıtlarına ihtiyacı var..
Her çocuğun çok küçük yaşlardan itibaren yaşıtlarıyla iletişim kurmaya ihtiyacı var. Dolayısıyla siz, yani bir yetişkin 24 saat oyun oynasa da çocuğun bu ihtiyacını  karşılayamaz. Bazen öyle anne baba çocuk ilişkileri görüyorum ki bağımlılık haline gelmiş. Çocuğun anne ya da babası dışında beraber vakit geçirdiği, oyun oynadığı bir tek arkadaşı yok. Yani aslında gerçek bir arkadaşı yok.

Anne baba açısından da bu dozu artırılmış bağ yorucu olur. Ebeveyn olmak başlı başına zor bir iş. Üstelik çocuğunuz hep minicik kalmayacak. Daha bunun ergenliği var. Bu dönemde bir çocuğun arkadaşlarıyla paylaşabildiği her şeyi anne babasına anlatması her iki taraf için de mümkün değil. Çocuk yapamaz, anne baba kaldıramaz, müdahale etmeden duramaz. Dolayısıyla aranızda kurulacak arkadaşlık ilişkisi eninde sonunda yıkılmaya mahkum.  Zaman zaman yakınan anne babalara şahit olmuşsunuzdur; “Biz çok iyi arkadaştık. Her şeyini anlatırdı bana. Şimdi ne oldu anlamıyorum. Artık benimle hiçbir şeyi paylaşmıyor arkadaşlarıyla saatlerce telefonda konuşuyor”..  

Yani şartları zorlamanın alemi yok. Bırakın çocuğunuz ilk çocukluk çağından itibaren gerçek arkadaşlar edinsin, sosyalleşsin. Bu demek değil ki çocuğunuzla paylaşımlarınız, dertleşmeleriniz, sohbetleriniz olmasın, beraber vakit geçirmeyin. Tam tersi bunların hepsini yapacaksınız. Ama arkadaş olarak değil. Arkadaşça davranan bir anne ya da baba olarak.


Can- Meltem- Aslan Tuna Sarıcan
 -Arkadaşça davranan anne- babanın kuralları vardır. 
Gelelim arkadaşça davranmayı bilen anne babaların neler yaptığına..
Çocuğuyla hayatı paylaşır. Bebekken bile konuşur, beraber oyun oynar, konuşmaya başladığında dinler, bağımsız bir birey olma çabasını destekler. Her koşulda, başarısız olsa bile hep yanında olacağını hissettirir. Sürekli eleştirmez. Hata yaptığında yermez. Çocuğunun fikirlerine önem verir, uygulanması mümkün konularda fikrini sorar. (ne giymek istediği, ne oynamak istediği, hangi masalı dinlemek istediği gibi) 
Ama kontrol hala anne- babadadır. Mutlaka çocuğunun yaşına uygun kuralları vardır ve kurallar çocuğun anlık isteklerine, heveslerine göre şekillenmez. Kurallara uyulmadığında çocuğa hatasına uygun, doğru zaman ve yollarla ceza verir. Çocuğu asla sevgisizlikle cezalandırmaz.

Engin-Doruk-Pınar Yılmaz

-Arkadaşça davranan anne baba çocuğun sosyalleşmesini tehdit olarak görmez. 

Aslında içten içe çocuğumuz için tek ve vazgeçilmez olmayı isteriz. İstemem demeyin, istersiniz. Ama bir çoğumuz bu dürtümüzü kontrol altında tutmayı başarıyoruz. Biliyoruz ki sosyalleşmek, yeni ilişkiler kurmak çocuğumuzun gelişimi için önemli. İnsanları tanımak, onlara güvenmek ve belki hayal kırıklıkları yaşamak onu hayata hazırlayacak. Biliyoruz ki çocuğumuz bizim dışımızda insanları da sevecek, onlara da bağlanacak. Ama bu anne ya da baba olarak bizim onun hayatındaki rolümüzü değiştirmeyecek, önemimizi azaltmayacak. Her an yanında olmaya çalışmak, onu tehlikelerden korumaya yetmeyecek. Bu çocuklar anne baba kalkanı altında, cam bir fanus içinde büyümeyecek. 
Biliyoruz değil mi? 
Barış-Evrim- Ozan Tan


Çocuklarımızın hayatında yerimiz elbette çok önemli ve özel. Ama bırakın hayatına başka insanlar da girsin. Zaman zaman parka çocuğunu getirip bir saniye yalnız bırakmadan onunla ilgilenen, her adımına eşlik eden anneler görüyorum. Aslında tek yaptıkları çocuklarını korumaya çalışmak. Ama yapmayın, yapmayalım. Anne babaları tarafından cesaretlendirilmeyen çocuklar sonra toplum içinde konuşmaya çekinir hale gelebiliyor.
Unutmayın, sizin küçük bebeğiniz bir gün büyüyecek. Belki çokça arkadaşı şanslıysa dostları olacak. Bazılarını hayatının merkezine koyacak, bazılarını zamanla silecek.. Öğrenecek.Hepimizin yaptığı gibi. 
Ama hayatı boyunca sadece bir anne-babası olacak.
Sizin yerinizi kimse doldurmayacak.
Onun için “anne-baba” olmanın, olabilmenin kıymetini bilin.
Ve başka rolleri üstünüze giymek için bu muhteşem rolden vazgeçmeyin..

Psikolog Irmak Gürcan KERİMOĞLU


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder