Bir Varmış Bir Yokmuş..

Dünya Kerimoğlu /2014

Bir çocuğu odasından alıp, uzaya, harikalar diyarına, devler ülkesine, uzak saraylara götürmenin tek bir yolu var; masal.. 
Akşamları yatmadan önce bebeğine bir masal anlatan ya da okuyan anne-babalar hem çocuğununu hayal gücünün gelişmesine yardımcı olur, hem ufaklıkla kaliteli zaman geçirir, hem de günlük hayata dair mesajları uzun konuşmalar, öğütler olmadan, fark ettirmeden verir. Bir taşla kaç kuş birden..
Ama masal anlatmanın da püf noktaları var elbette çünkü her masal her çocuk üzerinde o beklediğiniz mucizeleri yaratmaz.
..........
Peki bir çocuğa ne zaman masal anlatmaya başlamalı? Sizi anlayabilecek kadar büyüdüğünde mi, yoksa konuşmaya başladığında mı?
Hayır.

Çocuğunuza doğduğu andan itibaren hikayeler, masallar anlatmaya başlayın. Onunla konuşun.

Uzun, karmaşık masallardan bahsetmiyorum elbette. Onu ne kadar çok sevdiğinizi, dünyaya gelmesini nasıl heyecanla beklediğinizi, büyüyünce beraber neler yapacağınızı, yumuşak, sakin bir ses tonuyla anlatabilirsiniz mesela.
"Prensesim/prensim uyanmış mı, rüyasında neler gördü acaba. Benim kızım/oğlum uyuyacak, mamasını yiyecek,her gün biraz daha büyüyecek. Sonra yürüyecek koşacak. Biz beraber parka gideceğiz, salıncağa bineceğiz ve taa bulutlara kadar yükseleceğiz. Sonra bulutlardan birinin üstüne atlayıp bulutlar ülkesini ziyaret edeceğiz. Orada pembe, mavi, turuncu ağaçlardan meyveler toplayacağız..."
Birçok anne bunu zaten içgüdüsel olarak yapıyor.Doğduğu andan itibaren bebeğiyle konuşuyor. Ufaklık ilk anlarda sizin ne söylediğinizi anlamıyor olacak ama ses tonunuz onun için çok şey ifade ediyor. Bu sohbet anlarında bebeğinizi sizin yüzünüzü görecek bir şekilde tutmanız da çok önemli, çünkü bebekler için en dikkat çekici uyaran, ne beşiğinin üstüne astığınız dönen oyuncaklar ne de tavana yansıyan müzikli ışıklar.. Sadece yüzünüz!
Ve inanın bunun faydası zannettiğinizden çok daha fazla. Sesiniz hem ona güven verecek, aranızdaki bağı kuvvetlendirecek, hem de bebeğinizin olması gereken zamanda çok daha rahat konuşmasını sağlayacak..
.............
Bu bir alışkanlık aslında. Birşeyler dinleyerek, anne babasının sesiyle uyumaya alışan çocuk ileride de masallara meraklı oluyor. Ama masal demek illa uyku saati demek de değil elbette, günün herhangi bir saatinde keyifli olduğu bir anı seçebilirsiniz.Televizyon dikkat dağıtır, kapatın. Eğer ufaklık o an oyun oynamak istiyorsa masal kitabı okumak için onu zorlamayın. Zaman zaman çocuklar kitabı alıp yanınıza gelerek ne istediklerini anlatıyorlar zaten. Bu aşamada en çok dikkat etmeniz gereken bebeğinizin yaşına uygun masallar seçmek. 2 yaş çocuğunu ele alalım.Sizden ayrı bir birey olarak varlığını kanıtlama çabası içinde ve kesinlikle öğrenmeye en açık olduğu dönemde. Sık sık hatta zaman zaman bıktıracak kadar çok soru soruyor. Doğum, ölüm, öfke, minnet gibi kavramlar onun için hala tam bir muamma.
İşte bu yüzden 2 yaş çocuğuna anlattığınız, okuduğunuz masalların fazla karışık olmamasına dikkat etmelisiniz. 2 yaşındaki miniğiniz çok uzun süre dikkatini bir hikaye üzerinde toplayamaz bu son derece normal.
Kısa,basit ve kolay anlaşılır cümlelerle yazılmış, sonu net bir şekilde belli olan bir masal ufaklığınızın dikkatini çekebilir.
Masalı okurkenki ses tonunuz, mimikleriniz de son derece önemli. O yüzden sizin de keyifli bir anda ve aklınızın da çocuğunuzla kuracağını bu iletişimde olması gerekiyor. Çok durağan bir ses tonu bebeğinizi sıkar, fazla heyecanlı ve yüksek sesli okursanız onu huzursuz edebilir hatta korkutabilirsiniz.

Çocukların en sevdiği şeylerden biri, masaldaki karakterlerin seslendirilmesidir.
Masaldaki ayıcığı konuşturun, minik kız çocuğu için sesinizi inceltin, bir kedi varsa araya miyav'lar ekleyin. Bir kuşun uçmasını ellerinizle ona gösterin. Tüm bunlar çocuğunuzu öykünün içine çekmenizi sağlar. Ona birşeyler öğrettiğinizi ise parkta gördüğü kediye "miyav miyav" dediğinde daha iyi anlayacaksınız.

Bir masal kitabını çocuğunuza okumadan önce mutlaka kendiniz okuyun.
Zaten kısa olan bu hikayeler fazla zamanınızı almaz, üstelik yaratabileceği olası sorunları çözmek için harcayacağınız mesaiyi kısaltır. Her çocuk kendine özeldir. Sizin miniğinizin belli konularda hassasiyeti olabilir. Okuduğunuz kitapta onu rahatsız edecek bu gibi unsurların olmamasına dikkat etmelisiniz.
En genel geçer kural ise; kesinlikle çocuklara şiddet, savaş içeren masallar anlatmayın, kitaplar okumayın.

Masal anlatırken çocuğunuz soru sorarsa ona mutlaka ama mutlaka cevap verin!
Geçiştirmek için değil, gerçekten merakını gidermek için. Çünkü miniğinizin öğrenmeye en açık olduğu an soru sorduğu andır, unutmayın. Eğer okuduğunuz masal kitabı resimliyse, onun da resimlere bakmasına izin verin. Bakarken de resimde neler olduğunu anlatın.
Masalı bir kitaptan okumak, anlatmaya göre daha kolay gelebilir. Ama benim tavsiyem, birkaç günde bir bebeğinize onun da karakterlerden biri olduğu ve sizin uydurduğunuz bir masal anlatmanız. Hikayeyi özelleştirin. Ufaklığı sık sık götürdüğünüz oyuncakçıda, parkta, ya da evinizde geçebilir hikaye mesela. Kahramanlar, komşuların çocukları, kuzenler, oyun arkadaşları olsun. Masalı beraber yaratın. Başlarken miniğinize sorun, "Bugün ne olmak istersin, bir prenses mi, yoksa astronot mu ya da sihirli değneği olan bir peri mi". Ve masal içinde zaman zaman katılımcı olmasını sağlayın. "Aya gidecek olsan üzerine ne giymek isterdin, peki bu hikayede saçların uzun mu olsun kısa mı?"
Böyle bir masal size sınırsız özgürlük sağlar elbette çocuğunuza da. O yüzden onun hayal gücüne saygı duyun. Biz büyükler genelde doğruları öğretme çabasına düşüyoruz. Çocuğunuz masalda merdivenin gökyüzüne kadar uzanmasını istiyorsa bırakın uzansın, bırakın güneş mavi olsun.Ona müdahale etmeyin.
............
Masallarınız gerçek hayatta da işinizi kolaylaştırır. Bebeğiniz emziği bırakma dönemindeyse hikayenize büyüyen çocukların emziklerini geceleri gelip toplayan ve yerine çok güzel bir oyuncak bırakan emzik perisini ekleyebilirsiniz. Birkaç kez bu masalı anlattıktan sonra çocuğunuza perinin onu da ziyaret etmesini isteyip istemediğini sorabilirsiniz.
Ya da masalınızın kahramanı tuvaleti gelince "çişim geldi" diyebilir birkaç kez. Hikayenizde onun tıpkı diğer büyük çocuklar gibi tuvalete koştuğunu sonra da sifonu çektiğini ellerini yıkadığını,hatta ellerini köpürtürken oluşan sabun balonlarından birine binerek onunla gezdiğini anlatabilirsiniz. Bu masallar ufaklığın tuvalete gitmek için merak duymasına yardımcı olur.
Kreş dönemi öncesinde de bu yöntem işe yarar. Okulda eğlenceli maceralar yaşayan bir kahraman okulla ilgili önyargıları ve korkuları yenmek için birebirdir.
Burada püf noktası çocuğunuzun gelişim aşamalarını bilmek ve birkaç ay öncesinden başlayarak masallarla mesaj vermeye başlamak, böylece ona hikayeyi içselleştirmesi için zaman tanımış olursunuz.

Belki biraz fazladan vakit ayırmanız gerekiyor ama bence her çocuğun kahramanı olduğu bir kitabı olmalı.
Vakit ve teknoloji merakınıza göre daha da geliştirebilirsiniz ama ben en basit haliyle bir tavsiye vereceğim. Boş bir defter alın. Miniğinizin farklı zamanlarda çekilmiş fotoğraflarını bastırın. Ve onun için bu deftere, yapıştıracağınız çok sayıda ve mümkün olduğunca hikayeyle tutarlı fotoğrafla süsleyeceğiniz kendi masalınızı yazın. Bilgisayarda yaparsanız sonuç daha güzel olur elbette. Renkli basacağınız sayfaları bir kırtasiyede kolayca ciltlettirebilirsiniz. İnanın bu masal kitabı bebeğinizin en sevdiği kitaplardan biri olacak. Sonrası için de çok güzel bir anı.
Bence mutlaka deneyin.. Kaybedeceğiniz tek şey zaman. Tabi bebeğiniz için harcadığınız bu fazladan mesainin asla kayıp zaman olmayacağını söylememe gerek bile yok sanırım.
Özellikle 1-3 yaş arası çocuklar kendi ellerinde tuttukları kitapları okutturmaktan ve bir yandan resimlerine bakmaktan hoşlanır. O baktığı resimlerde zaman zaman kendisini görmek onu çok mutlu edecektir.

Çocuğuyla yeterince zaman geçiremediğini düşünen çalışan anneler ve özellikle de babalar için masal macerası bulunmaz bir fırsat.Saatlerce aynı odada durup kuramayacağınız iletişimi 15-20 dakikalık bir masalla kurabilirsiniz. Düşünsenize bebeğiniz ve siz başbaşa sizin yaratacağınız bir dünyadasınız. Bundan daha kaliteli bir zaman olabilir mi?
O yüzden hiç vakit kaybetmeden başlayın, bir varmış bir yokmuş..
 


Psikolog Irmak Gürcan Kerimoğlu

7 yorum:

  1. Rüveyda'nın ilgisi daha çok gece yatmadan önce anlattığım günün özetinine yönelik. "Kızımla sabah kalktık, kahvaltımızı ettik, Rüveyda yine yumurta yemedi, çünkü hala sevmiyor..." gibi. Masal kitaplarına ilgisi çok kısa sürüyor. Ninniler, şarkılar dinlemeye daha meraklı. Bende üzülüyorum acaba kitap okumayı sevmeyecek mi diye?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşe'ciğim detaylı konuşma fırsatımız oldu ama belki benzer endişeyi duyan anne babalar vardır, buradan da yazmak istiyorum. Çocuğum kitap sevmiyor diye paniğe kapılmak yerine rol-model olmak yoluna gitmenizde fayda var. Televizyon izlemek yerine elinizde kitabınızla geçireceğiniz dakikalar, taklit etmek için an be an sizi takip eden miniklerinize en iyi örnek olacaktır.
      Sevgiler..

      Sil
  2. Ne güzel ifade etmişsiniz Irmak Hanım, kesinlikle katılıyorum. Kızım 4 yaşında ve nerdeyse doğduğu andan itibaren kitaplarla içice büyüdü. Şuanda tam bir kitap kurdu eline bir kitap geçsin hemen "bana okur musunuz" diyor. Kardeşi de ablasının izninde. Onun için mücadele etmedik çünkü ikinciler zaten büyük kardeşle uğraşırken daha bir çabuk büyüyor ve herşeyi daha çabuk kapıyorlar. Anlayacağınız bizim evdeki kuzulara kitap masal dayanmıyor kitap okumaktan anne sürekli ses kısıklığı yaşıyor :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herhalde ses kısıklığı için en güzel neden çocuklara kitap okumak:) Bu konudaki emeklerinizin karşılığını özellikle okul çağında fazlasıyla alacağınızı tahmin ediyorum. Sevgiler..

      Sil
  3. Cok güzel ve faydali bir yazi olmus Irmak hanim, yüreginize saglik. Cocuguma ilk masal kitabini aldigim günü hatirladim sayenizde, kendisi henüz karnimdaydi :) Yazilarinizin devamini merakla bekliyorum.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Blogda böyle bilinçli annelerin olması beni çok mutlu ediyor. Sizlerin de özellikle değinmemi istediğiniz konular olursa önerilerinizi bekliyorum.
      sevgiler..

      Sil
    2. Cok tesekkürler Irmak hanim.
      Ben sahsen cocuklarda saglam bir karakter ve öz güvenin yerlesmesi ile ergenlik caginda okulda basarili olma konularina deginmenizi isterdim.
      Iyi calismalar...

      Sil